Download Free FREE High-quality Joomla! Designs • Premium Joomla 3 Templates BIGtheme.net
Ev / Genel / Osmanlıda Ceditçilik-Atacılık tarihi 1380-1920

Osmanlıda Ceditçilik-Atacılık tarihi 1380-1920

SEKBAN  TEŞKİLATI; (Farsça bir isimdir)-Türkçesi; ATA(Ataizi) KORUYUCU YETİŞTİRİCİSİ
PADİŞAH  Murad I. (1359-1389)
1380 I. Murad, Murad Hüdavendigâr
Osmanlı üçüncü Padişahı I. Murad, Murad Hüdavendigâr veya Gazi Hünkar (Osmanlı: Murad Bey, 29 Haziran 1326, Bursa – 28 Haziran 1389
Sekban teşkilâtı Sultan Birinci Murâd zamânında pâdişâhın av maiyeti(avcılar teşkilatı) olarak mevcuttu.Yerlikulu piyadelerinden olan sekbanlar askere ihtiyaç hasıl olduğu zaman gönüllü olarak toplanan köy halkından oldukları için diger birlikler gibi sağlam bir askerî eğitime sahip degillerdi. “Salyâne”den kurtulmak için zaman zaman Hiristiyanlar bile bu birlige istirak edebiliyorlardı. Bunlar bulunduklari bölgenin paşasından baskasını tanımazlardı. Hizmet gördükleri müddetçe ulûfe alırlardı.
Sekbanlar “Bayrak” ismi ile sınıflara ayrılırlardı.
Sekban bölükbaşısı ve Bayraktar adında subayları vardı. Bunlar silah olarak kılıç kullanırlardı.
Zamanla sekbanların önemleri azalınca bunlarin yerini “Tüfekçi” adı ile yeni bir piyade sınıfı aldı. Piyâde ve süvârî sekbanlar pâdişahla berâber ava giderler av köpekleri yetiştirirler sekban fırınında çalışırlardı.
Savaş zamânında diğer yeniçerilerle birlikte çarpışmaya giderlerdi.
Sekbanların başında sekbanbaşı bulunurdu. Sekbanbaşı yeniçeri ağası İstanbul’da bulunmadığı zaman ona vekâlet eder şehrin güvenliğinden o sorumlu olurdu.
1451 Fâtih Sultan Mehmed Han zamânına kadar bağımsız bir teşkilât olan sekban ocağı 1451’de yeniçerilerin taşkınlık etmeleri üzerine itâatsizlik eğilimini kırmak için Fâtih’in emriyle yeniçeri ocağına dağıtıldı. O zaman sayıları altı-yedi bin civârındaydı. Beş yüz sekban da av hizmeti için alıkonuldu.
Yavuz Sultan Selim Han devrinde bütün sekbanlar bir orta hâline getirilerek yeniçeri ocağının altmış beşinci ortasını oluşturdular.
1590 yılından sonra vezir ve beylerbeyilerine sekbanlardan bir miktar muhâfız verildi. Bunlar eyâletlerde paşaların kapı halkının çekirdeğini meydana getirdiler.
1826 Sekbanlık da 1826’da yeniçeri ocağı ile beraber kaldırıldı.
http://tr.wikipedia.org/wiki/I._Murad
http://www.bakimliyiz.com/tarih/109855-osmanli-ordusunda-sekban-nedir.html
.
.
SARAY’I CEDİT (Ataizi Sarayı)
II. Murat, Saray-ı Cedid-i Amire – Emir yetkili(en üst) Ata sarayı, İstanbul’daki Topkapı Sarayı’ndan sonra Osmanlı’nın en büyük sarayı idi. Günümüze yalnızca çok küçük bir kısmı ulaşabilmiştir.
Şehir merkezinin dışında kuzeyde Tunca nehrinin batısında çok geniş bir avlak ve orman içinde bulunan saray, yaklaşık 3 milyon metrekarelik bir arazi üzerinde kurulu idi. 5 ana meydan ve bu meydan içinde bulunan yapılardan oluşuyordu. İçinde bir Saray Bahçesi bulunurdu. Geçmişte sarayın bulunduğu Sarayiçi bölgesi, günümüzde Kırkpınar güreşlerinin yapıldığı alandır.
Yapımına II. Murat döneminde başlanmış, Fatih Sultan Mehmet zamanında Mimar Şehabettin’e tamamlattırılmıştı. En görkemli zamanı, padişah IV. Mehmed’in saltanatlığında yaşandı. Bu devirde içine yeni köşk, oda, kasr, çeşme ve havuzlar yapıldı.
(II. Murat veya Koca Murad ( d. 1404, Amasya – ö. 3 Şubat 1451, Edirne), altıncı Osmanlı padişahıdır. Babası I. Mehmed, annesi Dulkadiroğulları Beyliği’nden beyi Suli Bey’in kizi Emine Hatun’dur. Bazı kaynaklar annesinin Amasyalı Divittar Ahmed Paşa’nın kızı Şehzade Hatun olabileceğini de belirtirler. Fatih Sultan Mehmed’in babasıdır.)
Saray, 19. yüzyıla kadar Osmanlı padişahları tarafından kullanıldı. Saraya gidip kalmış Osmanlı padişahları arasında Kanuni Sultan Süleyman, II. Selim, I. Ahmed, IV. Mehmed, II. Ahmed, II. Mustafa, III. Ahmet bulunur.
22 Ağustos 1829’da Rusların kente girip, şehri terk ettikleri tarih olan 14 Eylül 1829’a kadar geçen süre içinde sarayda büyük bir yıkım yaşandı. 1878’deki 93 Harbi sırasında ise Rusların Edirne’yi işgal edeceği haberi üzerine valinin emri ile sarayın yakınında bulunan cephaneliğin Rusların eline geçmesin diye ateşlenmesi üzerine saray ortadan kalktı.
.
.
NİZAM I CEDİT ORDUSU (Farsça bir isimdir)-ATA(Ataizi) NİZAMI 1689 Köprülü Fazıl Mustafa Paşa
1689-1691 yılları arasında sadrazamlık yapan Köprülü Fazıl Mustafa Paşa döneminde, Hıristiyanların, Musevi ve Kıptilerin cizyelerinin tek elden toplanması, Cizye Kalemi’ne kayıt ve tescil edilerek, hem tahsilatın emektar ve mutemet cizyedarlar tarafından icrası, hem de devlete fazla irad temini için yapılan yeniliğe Nizam-ı Cedid Tertibi denmiştir.
Nizam-ı Cedid, Osmanlı Devleti’nde III.Selim tarafından kurulan düzenli ordudur.
Yerine kurulduğu Yeniçeri ocağının çıkardığı Kabakçı Mustafa İsyanı sonucu ortadan kaldırılmıştır.
.PADİŞAH     Selim III. (1789-1807)
III. Selim (Osmanlı Türkçesi: Selim-i salis) (24 Aralık 1761 – 28 Temmuz 1808), 28. Osmanlı padişahı ve 107. İslam halifesidir. III. Selim’in topladığı bir mecliste, Sultan Süleyman devrindeki düzene dönülürse işlerin kolaylaşacağı fikri taraftar bulunca ilk önce ocağa haftalık belli düzende talim yapılması fikri sorulmuş ancak ocak ağalarından olumsuz yanıt alınmıştır. Bunun üzerine Nizam-ı Cedid ordusunun kurulmasına karar vermektedir. Yeniçerilerin tepkisini çekmemek için ise Bostancı Ocağı’na bağlı Bostancı Tüfenkçisi adı altında kurulmuştur.
http://tr.wikipedia.org/wiki/Nizam-ı_Cedid
.
1808 ; SEKBAN I CEDİT ORDUSU;  (29 Eylül 1808-18 Kasım 1808)
II. Mahmut tarafından daha önceki Nizam-ı Cedid ordusu model alınarak kurulmuş kısa ömürlü bir Osmanlı ordusudur.
.PADİŞAH     Mahmud II. (1808-1839)
Rusçuk ayânı Alemdar Mustafa Paşa İstanbul’a ordusuyla yürüyerek IV. Mustafa’yı tahtan indirdi ve yerine II. Mahmut’u tahta geçirdi. (28 Temmuz 1808) II. Mahmut, Alemdar Mustafa Paşa’yı sadrazam yaptı. Alemdar Mustafa Paşa’nın sadrazam olduktan sonra yaptığı ilk işlerden biri devletin ileri gelenleriyle büyük bir toplantı yapmak oldu. Bu toplantıda alınan kararlar Sened-i İttifak adı verilen bir belgede derlendi. Bu belge ile ayanlar, hükumet emirlerini dinleyeceklerine söz verdiler. Nizam-ı Cedid ordusu Sekban-ı Cedid adıyla yeniden kuruldu. O zamanki Karaman valisi Kadı Abdurrahman Paşa bu yeni ordunun başına geçti.http://tr.wikipedia.org/wiki/Sekban-ı_Cedid.
.
.
.
CEDİTÇİLİK(Farsça bir isimdir)- Türkçesi; (Ataizinden gitmek)ATACILIK
1905  Gaspıralı ismail
Milli kitaplarından örnekler;
Salname-i Türki (Bahçesaray, 1882)
Mirat-ı Cedid (Bahçesaray, 1882)
Kıraat-i Türki (Bahçesaray, 1886; 2. bas. 1894)
Mektep ve Usul-i Cedid Nedir? (Bahçesaray, 1894)
Türkistan Uleması (Bahçesaray, 1900)

CEDİTÇİLİK “Müslüman Türk Dünyasında Ata’ya dönme haraketleri” İsmail Gaspıralı Bey-1905

.
TÜRK OCAKLARI
TÜRK OCAKLARI(Türk milliyetçiliği kurumu)
1912 İsmail Enver Paşa

Türk Ocakları 1912- Başbuğ Enver Paşa

.

. MEHTER VE ATA MARŞI; Ceddin deden neslin baban, hep kahraman Türk Milleti 1914 İsmail Hakkı Bey

Ceddin deden, neslin baban Hep kahraman Türk milleti Orduların, pekçok zaman Vermiştiler dünyaya san. Türk milleti, Türk milleti Aşk ile sev Milliyeti Kahret vatan düşmanını Çeksin o mel’un zilleti . .

TÜRK İZCİLERİ
TÜRK İZCİLERİ(sivil Türk milliyetçileri haraketi)
1914 İsmail Enver Paşa“Tanrıya ibadet ve Hakana itaat edeceğime,  Daima vicdanlı, vazifesini tanır, kanuna hürmet eder,  yiğit bir adam olarak hareket eyleyeceğime vatanımı sevip sulh ve harp zamanında fedakârlıkla hizmet yapacağıma, izcinin türesine baş eğeceğime namusum ve şerefim üzerine söz veririm”
MİLLİ TÜRK TALEBE BİRLİĞİ(milliyetçi Türk öğrenciler birliği)
1915 İsmail Enver Paşa

Millî Türk Talebe Birliği “Devleti Yeniden Şekillendiren Teşkilat”!!!!..(1916) bir ülke tarihinin siyasi göstergesi…..

.
– ENVERİYE YAZISI: HATTI CEDİT- ATA HATTI Orduda okur yazarlığın artmasına çalıştı ve bunun için “Enveriye yazısı” denilen bir alfabe uygulamaya kondu.. Huruf-u Munfasıla (Aralıklı Harfler) ya da bilinen diğer isimleriyle hatt-ı cedid, Enverpaşa yazısı ya da ordu elifbası, Enver Paşa’nın Türkçe’nin yazımını kolaylaştırmak üzere Arap alfabesini gözden geçirerek elde ettiği yazı sistemidir. Sistem Savunma Bakanlığı’nın da katkısıyla uzun süre kullanımda kalmıştır. Bu sisteme göre harflerin son biçimleri birbirine bağlanmadan kullanılıyor ve sesli harfler de gösteriliyordu. Enver Paşa 1917 yılında bu sistemi öğretmeye yönelik Elifba adlı bir okuma kitabı hazırlamıştı. Yazının resmi olarak mı sona erdiği, yoksa kendiliğinden mi terk edildiği bilinmemektedir.
.
MİLLİYETÇİLİK(Milli devlet ve Millet kavramı)
.
1927 Mustafa Kemal Paşa
Cumhuriyetçilik,
Halkçılık,
Milliyetçilik
Laiklik olarak tanımlanan dört ilke.
10-18 Mayıs 1931 tarihindeki üçüncü parti kurultayında Devletçilik ve İnkılapçılık ilkeleri eklenerek “altı ok” kavramı benimsenmiştir.
Şubat 1937’de yapılan bir anayasa değişikliğiyle altı ok ilkesi Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına da eklenmiştir.

ATATÜRK-Mustafa Kemal ve CHP’nin kuruluş felsefesi Milliyetçilik.

.
.
Osmanlı İmparatorluğundaki bu cedit tarihi “Cumhuriyetin kuruluşunda kuruluş felsefesi”ni oluşturmuştur….
.
ULUSALCILIK(devamı; sosyalizm-kominizm-milli bağdan yoksun millet kavramı)
İsmet İnönü Paşa
.
LİBERALCİLİK( milliyeti ve sınırları olmayan menfaat-maddi kazanç birliği-Amerikan dünya yönetimi)
Adnan Menderes   Liberal
Süleyman Demirel Liberal-Milliyetçi
Turgut Özal      Liberal-Muhafazakar
Tayyip Erdoğan   Liberal-Dinci
.
.
.
Ced;     Ata.
Cedit;   Ata yolu-muhafazakarlık-eski’yi, Ata’yı muhafaza etmek.
.
.
.
.

Hakkında admin

İlginize teşekkürler

Osmanlı devletinde takvim yaprakları örnekleri

Osmanlı’da Uluslararası saat sistemi ve Miladi takvim sisteminin kullanılması – Gazi Ahmet Muhtar Paşa (1839 – 1919)

  . Miladi takvim, İslami takvimden çok faklı bir takvimdir, İslami takvim anatomik takvimdir… Miladi …

aşıkpaşazade

Osmanlı’da fetret devri (1402-1413) ve Derviş Ahmet Âşıkî..

I. Bayezid, 1389’dan 1402 yılına kadar hükümdarlık yapmıştır, Kosova Meydan Muharebesi’nin son saatlerinde babasının (Sultan …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

CAPTCHA (Şahıs Denetim Kodu) Resmi

*